ebumsu

Scolari: Fener’e Gelebilirim Mayıs 16, 2008

Kategori: dünya, güncel, spor — ebumsu @ 12:57 pm
Tags: , , , , , , ,
Dünyaca ünlü Brezilyalı teknik direktör Scolari’den F.Bahçe’ye yeşil ışık… Bir konferans için Türkiye’ye gelen Scolari, F.Bahçe’yi çalıştırabileceğini açıkladı. 2006 Dünya Kupası öncesi sarı-lacivertlilerden teklif aldığını belirten Scolari “Dünya Kupası devam ettiği için Fener’e ‘hayır’ demek sorunda kaldım. Ama şimdi buna olumlu bakıyorum. Neden olmasın? Sözleşmem de bitiyor” dedi.

 

Aziz Yıldırım’a Bombardıman Mayıs 15, 2008

Tahir Kıran, Aziz Yıldırım’ı tam anlamıyla bombardımana tuttu.
Fenerbahçe Kulübü’nde üyelikten ihraç edilen TFF eski yönetim kurulu üyesi Tahir Kıran, Aziz Yıldırım’ı tam anlamıyla bombardımana tuttu.
Şahsi internet sitesine yazdığı “Alıştınız” başlıklı yazısında, Fenerbahçeli taraftarlara seslenen Tahir Kıran, ” Başkan Aziz Yıldırım’ın diktatörlüğü andıran yönetimi Fenerbahçe ruhunu zedeledikçe zedeliyor. Fenerbahçe´ye “Lig şampiyonluğu yetmez, Avrupa’da başarı lazım” dediğim için beni ihraç eden yöneticileri, ‘Avrupa’da çeyrek final oynattı’ diye alkışlıyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir. Sayın Aziz Yıldırım ve yönetimi kulübün başında on yıldır Avrupa’da final rüyası sürerken, Galatasaray şampiyonlukları gelenek haline geldi. Biz buna da alıştık” dedi.

“Dalga geçilmeye alıştınız… UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın bu başarısını yakalama çabaları sırasında attığımız her adım büyük marifet olarak gösteriliyor. Ama müzede öyle bir kupa yok. Kaldı ki bu sezon kazanılan kupa da yok” diyen Tahir Kıran’ın, www.tahirkiran.com da yeralan yazısının tamamı:

ALIŞTINIZ

Sevgili Fenerbahçeliler, Uzun süredir sizlerle bu sitede sohbet ediyor, dertleşiyoruz. Ve üzülerek görüyorum ki çok şeylere fazlasıyla ‘alıştınız’!!!

Neler mi…

İşte gözlemlerim…

-Şerefli ikinciliklere alıştınız… Elimizle ittiğimiz şampiyonluklar sonrası gelen ikincilikler artık kanıksanmaya başlandı. İkinci oluyoruz, takımımız havalanında güllerle karşılanıyor.

-Galatasaray’ın şampiyonluklarına alıştınız… Hocası olmayan, sezona 6 maç seyircisinden yoksun başlayan, sezon ortasında başkan değiştiren ezeli rakibimiz bizi sürekli geçiyor, gıkımız çıkmıyor.

-Taraftarlığı bırakıp müşteri olmaya alıştırıldınız…Her sene kombine almaya, her sezon çıkan yeni formaları almaya, Fenerium’dan alışveriş yapmaya alıştınız.

-Paraların çarçur edilmesine alıştınız… 100 milyon doların üzerinde bütçeli takımımız 10 milyon dolarlık bütçeli Sivasspor´la aynı puanda ligi bitirdi.

-Yabancılara alıştınız… Yönetim takımı Türklükten çıkarıyor. Bizler Cemil Turan’larla, Ziya Şengül’lerle, Alpaslan’larla Fenerbahçeli olduk. Çocuklarımız kimle Fenerbahçeli olacak? Köylerinden çıkıp ülkemizde kral olan Wederson’larla, Maldonado’larla, Deivid’lerle mi Fenerbahçeli olacaklar?

-Yasaklara alıştınız… Başkan Aziz Yıldırım’ın diktatörlüğü andıran yönetimi Fenerbahçe ruhunu zedeledikçe zedeliyor. Kulübün her yerinde yasaklar var. Ordan geçme, şunla konuşma, bunu yapma. Fenerbahçe sıcaklığının yerini yasakların soğuk dünyası sardı…

-Dalga geçilmeye alıştınız… UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray’ın bu başarısını yakalama çabaları sırasında attığımız her adım büyük marifet olarak gösteriliyor. Ama müzede öyle bir kupa yok. Kaldı ki bu sezon kazanılan kupa da yok. Eleniyoruz, rakiplerimiz tribünlere ‘Game over, insert coin” diyerek dalgalarını geçiyorlar. Hesap soran, sorabilen yok…

-Amatör branşlardaki sahte başarılara alıştınız… Rakiplerin kat be kat bütçeleriyle mücadele eden belli branşlarda takımlarımız şampiyon oluyor. Onların kasasından 1 çıkarken bizden çıkan 5-6. Yine hesap soran yok…

Fenerbahçe´ye “Lig şampiyonluğu yetmez, Avrupa’da başarı lazım” dediğim için beni ihraç eden yöneticileri Avrupa’da çeyrek final oynattı diye alkışlıyorsunuz. Bu nasıl bir çelişkidir. Sayın Aziz Yıldırım ve yönetimi kulübün başında on yıldır Avrupa’da final rüyası sürerken Galatasaray şampiyonlukları gelenek haline geldi. Biz buna da alıştık.

Yapmayın arkadaşlar… El ele verin, muhasebeyi iyi yapın. Fenerbahçe inşaat şirketi değildir. Futbol takımının başarısıyla yaşayan bir ailedir. Elbette ki diğer branşlar da önemlidir ama futbol takımımız başarıyı yakalayamadıktan sonra bizim büyüklüğümüz tartışılır hale gelir. Sevgisiz bir camia olduk. Aile özelliğimizi yitirdik. Bunu kazanmadıktan sonra başarı da gelmez, yaşananların tadı da kalmaz…. Uyanalım ve Efsane Ruh’un geri dönüşünü sağlayalım. Fenerbahçe’mizi diktatörlüğün ellerine bırakmayalım…

Bunları dile getirdiğim için yine hain ilan edileceğim, ama hain değilim başarı isteyen bir Fenerbahçeliyim!

 

Maldonado’nun yerine kim gelecek? Mayıs 13, 2008

Kategori: dünya, güncel, spor — ebumsu @ 1:15 pm
Tags: , , , , , , , , ,

Fenerbahçe’de Maldonado’nun yerine daha iyi bir isim alınması için düğmeye basıldı. İlk sırada ise Brezilyalı yıldız var.

Zico’nun “Maldonado takıma çok faydalı olur” demesine rağmen, yönetim kurulunun, dün yaptığı toplantıda kadroyu güçlü isimlerle takviye etme kararı aldığı öğrenildi. Arsenal’den ayrılacak olan Gilberto gelmeye hazır..

Yabancı transferinde elini çabuk tutmak isteyen Fenerbahçe’de Başkan Aziz Yıldırım kadroyu önemli bir yıldız daha katmaya hazırlanıyor.

Maldonado’yu beğenmeyen ve takımdan göndermek isteyen yönetimin, ön libero mevkiine Arsenal’li Gilberto Silva’yı transfer etmek istiyor. Zico’nun, Maldonado’nun Fenerbahçe’de kalması ve önümüzdeki sezon takıma yararlı olacağı raporuna rağmen yönetim Gilberto’da kararlı.

 

‘Fener 20 Mayıs’ı Beklesin’ Mayıs 8, 2008

Kategori: dünya, güncel, spor — ebumsu @ 5:36 pm
Tags: , , , , , , , ,

Sevilla’nın yıldız oyuncusu Kanoute, Fenerbahçe’nin kendisiyle ilgilenmesinden memnunluk duyduğunu belirtti ve ekledi…

Fenerbahçenin transfer listesinde bulunan Sevillanın yıldız oyuncusu Firederic Kanoute, İspanyol basınına ilginç açıklamalar yaptı.

Malili oyuncu, şu anda sadece Sevillanın Şampiyonlar Ligine katılma hakkını kazanmasına odaklandığını belirterek, Fenerbahçenin benimle ilgilenmesine çok memnun oldum. Ancak bu konu ile ilgili gelişmeler Mayıs ayının 20sinden sonra netlik kazanır ifadelerini kullandı.
Kanoute, Fenerbahçe sana resmi teklifte bulundu mu? Yönündeki soruları cevapsız bırakırken, gazetecilerden kendisini fazla zorlamamalarını istedi. Sevilla ile halen sözleşmesi olduğunu da hatırlatan yıldız oyuncu, yöneticilerden ücretine iyileştirme yapma sözü aldığını ancak bunun gerçekleşmemesi halinde başka alternatifler arayabileceğinin de altını çizdi.

Kapıyı açık bıraktı
30 yaşına geldiğini ve yapacağı yeni sözleşmenin profesyonel hayatının son sözleşmesi olabileceğini belirten Kanoute, Gideceğim kulüpte futbol hayatıma son verebilirim. Bu yüzden imzalayacağım sözleşme ve şartlar benim için çok önemli. Bu Sevilla veya başka kulüp olabilir. Gerçek şu ki Sevilla ile olan anlaşmam beni tatmin etmiyor dedi.
Bu arada, İspanyol basını Kanoutenin bu sezon Fenerbahçe veya İngiltereye gitmesine kesin gözüyle bakıyor. Özellikle Sevillanın Şampiyonlar Ligine katılamaması halinde Malili oyuncu ile yolların ayrılacağı belirtildi.

 

Yürek Hoplatan Dakikalar Mayıs 5, 2008

Turkcell Süper Lig’in 33. haftasında oynanan Sivasspor-Galatasaray ve Fenerbahçe-Gençlerbirliği karşılaşmaları, Galatasaraylılar’ı, Fenerbahçeliler’i ve Sivassporlular’ı, 90 dakika adeta hayattan kopardı.
Dün aynı dakikada başlayan her iki maçta atılacak 1 gol bile, liderliğin el değiştirmesini sağlayacak, Şampiyonlar Ligi’ne gidecek takımı belirleyecek ve şampiyonluğu bir takımdan alıp, diğer bir takıma vermeye yetecekti.

Toplam 13 golün atıldığı iki karşılaşmada, her 3 takımın taraftarları 90 dakika boyunca sevinç ve üzüntüyü bir arada yaşadılar.

İşte o kader dakikaları:

İlk yarı

Dakika 12: Sivasspor 1-0 Galatasaray, Fenerbahce 0-0 Gençlerbirliği

Dakika 30: Fenerbahce 0-1 Gençlerbirliği, Sivasspor 1-0 Galatasaray

Dakika 40: Sivasspor 1-1 Galatasaray, Fenerbahce 0-1 Gençlerbirliği

Dakika 42: Sivasspor 1-2 Galatasaray, Fenerbahce 0-1 Gençlerbirliği

Dakika 45: enerbahce 1-1 Gençlerbirliği, Sivasspor 1-2 Galatasaray

İkinci yarı

Dakika 50: Sivasspor 2-2 Galatasaray, Fenerbahce 1-1 Gençlerbirliği

Dakika 52: Sivasspor 2-3 Galatasaray, Fenerbahce 2-1 Gençlerbirliği

Dakika 67: Sivasspor 3-3 Galatasaray, Fenerbahce 2-1 Gençlerbirliği

Dakika 71: Fenerbahce3-1 Gençlerbirliği, Sivasspor 3-3 Galatasaray

Dakika 76: Sivasspor 3-4 Galatasaray, Fenerbahce 3-1 Gençlerbirliği

Dakika 82: Fenerbahce 3-2 Gençlerbirliği, Sivasspor 3-4 Galatasaray

Dakika 88: Sivasspor 3-5 Galatasaray, Fenerbahce 3-2 Gençlerbirliği

 

Alkışların Devrimi Mayıs 5, 2008

Kategori: dünya, güncel, spor — ebumsu @ 12:20 pm
Tags: , , , , , , ,

Turkcell Süper Lig’de yapılan maçta Fenerbahçe, Gençlerbirliği’ni 3-2 yendi.

GÜRCAN BİLGİÇ: ALKIŞLARIN DEVRİMİ (SABAH)

Şampiyonluğu geçen hafta kaybettiklerine inanmışlar, geçmişte kendilerine ait olan ‘mucizenin (!)’ , bir başkasının başına gelebileceğini akıllarından çıkarmışlardı. 27′de daha Kezman bir kere topa değebilmişti. 30′da Gençler öne geçti, 35′de Zico’nun aklı başına geldi.

Maçın teknik tartısının ötesine geçersek, karşılıklı teşekkürlerin sıralandığı, bir anma gecesiydi dünkü maç. Sahaya çıkan takımlarını dev bir pankartla karşılıyordu tribünler. Yaşattıkları için teşekkürlerini ileterek. Kaçan şampiyonluğa rağmen, Şampiyonlar Ligi’nin büyülü havasını solumuşlar, çok farklı sevinçler olduğunu da görmüşlerdi.

F.Bahçe takımı da bu vefaya karşılık verdi. Gecenin son teşekkürü Zico’ya olacak. Yaptığı ‘hizmetlerden’ dolayı elbette. Onun sıkacağımız eli, yeni sözleşmeye imza atacak mı? Yoksa bu tokalaşma iyi bir ‘yolculuk’ dileğiyle mi olacak? Bekleyip, göreceğiz.

NECATİ BİLGİÇ: ZAR ZOR (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe devamlı zor karşılaşmalar oynadığı ve 30. dakikada 1-0 yenik duruma düştüğü Gençlerbirliği’ni Zico’nun santrancıyla yenerek lig ikinciliğini garantiledi. Şayet Galatasaray haftaya OFTAŞ’a kendi sahasında yenilir, Fenerbahçe de deplasmanda Trabzonspor’u yenerse yüzde bir ihtimalle şampiyonluk el değiştirir.

Genç hakem Mustafa Kamil Abitoğlu bunlara ilaveten ikinci devrenin başında Uğur’un ceza sahası içinden şutunu koluyla oynayarak kornere atmasını da yanlış yorumluyarak Fenerbahçe’nin verilmeyen penaltılarına bir tane daha ekledi. Dünkü sonuçlardan sonra Galatasaray ve Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne gitmeyi garantiledi. UEFA Kupası için Sivas ile Beşiktaş çekişecek. Belki de üçüncülük averajla belli olacak.

HADİ TÜRKMEN: ACI GERÇEKLER (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe’nin marka değerini yükseltmeye çaba gösteren ve buna destek veren herkesin de unutmayalım ki bir sabır noktası vardır! Travma sonrası utanılacak hiçbir eyleme katılmayan F.Bahçeli çoğunluklar futbolun üç ihtimalli bir oyun olduğunu kabul etseler de yenilgiyi, şampiyonluğun göz göre göre kaçmasını asla kabullenemezler.

Takımın motivasyonunu negatif etkilememek için eleştirilerde töleranslı davranan bir kişi olarak artık ligin bitimine bir hafta kala gelecek adına düşüncelerini herkes özgürce söylemelidir.

G.Birliği’nin son dakikalardaki pozisyonlarını Fener tribünleri takıma sahip olmak adına görmezden gelip alkışlasalar da, merhum ağabeyimiz İslam Çupi, “F.Bahçe’nin büyüklüğü şampiyonlukla ölçülmez” dese de bu büyük yatırımın, yönetimin ve taraftarın emeklerinin karşılığı bu yıl şampiyonluk kupasını bence kaldırmak olmalıydı.

SELÇUK YULA: HİÇ YOKTAN İYİDİR (FOTOMAÇ)

Şampiyonluk belki kazanılmadı ama dünkü sonuçlardan sonra Şampiyonlar Ligi’ne katılmak garanti oldu. Hiç yoktan iyidir. Alkışladık, eleştirdik. Zico ve talebelerine bu sene verdiklerinden dolayı teşekkür etmek gerekir.

Gene de takımı ateşleyen en önemli olay, Sivas’tan gelen gol haberiydi. Bu haberden sonra çılgına dönen tribünlerin tezahüratı, sahadaki futbolcuların mücadalesine de yansıdı. Son saniyede atılan gol takımın soyunma odasına 1-1 gitmesine neden oldu. Arkadan gelen gollerle de skor sağlandı. Edu’nun attığı golde “el var mı yok mu” tartışması yapılacak. Ama artık bu saatten sonra bu tartışmanın da pek bir önemi olmayacak.

CAN BARTU: HER ŞEY YANLIŞ (HÜRRİYET)

Böyle bir takım olur mu? Baştan aşağı eksik bir takım. Doğru dürüst orta sahan yok. Bir tek Aurelio var, sağa sola koşacak. O da eskisi gibi değil. Bu Fenerbahçe anlaşılır gibi değil.

Avrupa’da oynayan F.Bahçe nerede, buradaki Fener nerede? “Bizim için Avrupa önemli. Türkiye Ligi değil” diye düşünüyorlarsa, fena yanılıyorlar. Burada netice alamazsan, Avrupa hayal olur. Avrupa’ya ancak turistik gezi yaparsın. G.Birliği, Fener’den daha iyi oynadı. Daha çok pozisyona girdi. Ancak, F.Bahçe pozisyonları değerlendiren, maçı kazanan taraftı.

ALTAN TANRIKULU: HAK EDEN HAK ETTİĞİ YERDE! (HÜRRİYET)

FENERBAHÇE, şampiyonluğa alışık bir camia.. Sezonu en önde bitirse de bitirmese de kulüp olarak çok önemli ve başarılı bir sezonu geride bırakacak.. Ama..

Ama her şeyin 180 dakikaya kilitlendiği bir ortamda, taraftarın stadı doldurup müthiş bir destek verdiği atmosferde, Sivas’tan gelen gol haberine karşın sahadaki oyuncuların bu kadar rahat, umursamaz futbolu, ilk gol girişimi için 15 dakika beklenmesi nasıl açıklanabilir ki?

Unutmadan, Aziz Yıldırım futbol hayatının sonuna gelmiş şöhretlerin yerine sezon bitiminde İlhan Cavcav’ı ikna edip ilk golün sahibi Kahe’yi alsa Fenerbahçe yabancı forvet hakkını hakkıyla kullanmış olur..

Hakem Abitoğlu maçın tekrarını evinde tekrar oturup dikkatlice seyretmeli.. Verdiği vermediği fauller, tartışmalı penaltı pozisyonu, göstermediği kartlar onun takdiri.. Ama iki takım lehine de gole gidebilecek anlarda avantaj kuralını uygulamaması modern hakemlikle çelişen bir görüntüydü..

 

Fenerbahçeli Olmak Nisan 30, 2008

Bence bir bardak sudur Haziran sıcağında içilen yada tuzdur mis gibi aşımın içinde, taptaze bir vişne tanesidir çikolatalı dondurmamın üstünde, belki sıcacık bir bardak çaydır Kadıköy’ de iskele kenarındaki hasırda yada yanındaki karper peyniri veya simididir veya Kastamonu’ da dağda çevrilen bir kuzu , Antep’ in baklavası, Hatay’ ın künefesi, Balıkesir’ in höşmerimi, Beşiktaşlı Pando’ nun balkaymağı, İnegöl’ ün köftesi.

Evet Fenerbahçeli olmak onu derinden ve her şeyden üstün tutarak yaşamaktır.

Eskiden yapılan sezon açılışlarında veya uzunca bir süre maça gidemedikten sonra gidilen ilk maçta çıkış tünelinde çubuklu formayı görünce gözlerinin dolmasıdır.

Üst düzey yabancı misyonun verdiği bir yemekte Fenerbahçe-Gaziantep maçını, yemekte arkadaşıyla cep radyosu kulaklığından dinleyip, 4. golde masadakileri devirip “Gooollll” diye dakikalarca kimseye aldırmaksızın bağırmaktır.

Bilet bulamadığın için gidemeyeceğin bir pazar günü maçını televizyonda izleyeceğinden dolayı maç saati gelinceye kadar Bayrampaşa’da oturan sevgilinle buluşmayı düşünüp Üsküdar’ a gelmesini isteyen ve vapurdan iner inmez daha hoşgeldin öpücüğü kondurmadan telefonun çalıp karşındakinin “Abi akşamki maça bilet buldum” demesi üzerine sevgilini paketleyip tekrar geldiği vapurla evine yollamaktır. Eee bir kalbe iki büyük sevgi sığmaz bazen.

Sen henüz 8 yaşındayken önce gözünü korkutmak için yapılan bir nezarethane gezisinden sonra Galatasaraylı olmazsan seni hapse alacağını iddia edip, çekmecesinden kelepçeleri çıkaran başkomisere kollarını uzatıp “Hadi gidelim” demek ve arkaya dönerek babaya elveda anlamına gelen bir öpücük kondurmaktır. Babamın sayemde bir çilingir sofrası kazandığını yıllar sonra öğrendim.

Hiçbir şeyi Fenerbahçesinin üzerine koyamayıp, eşinin “En çok kimi seviyorsun” sorusuna “Seni seviyorum Sarı Kanaryam” diyerek politik davranabilmektir.

Ya Fenerbahçe ya ben diyen 15 yıllık cimbomlu kocana tabiî ki Fenerbahçe. Başka koca bulurum ama başka bir Fenerbahçe asla demektir.

15 yıl içinde Kadıköy’ de 2 defa Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının evliliğinin bilmem kaçıncı yıldönümüne denk gelmesi ve kocayı bırakıp yıldönümünü esas sevgiliyle kutlamak demektir.

Fenerbahçeli olmak PSV maçı sabahı, sabah ezanıyla uyanırken bir sesin kulağına 3-0 diye fısıldadığını duyup, bütün gün herkese maç 3-0 bitecek diyerek dalga konusu olup, akşam maçı izlerken 3. gölü beklemekten ilk 2 golün sevincini yaşayamamaktır.

Altı aylık bebişin kucağında Üsküdar’ ın göbeğinde dolaşırken 2. katta olan bir dev ekran televizyonun 4’de 1’i gözüken kısmından Sakaryaspor maçını izleyip, Luciano’nun uzatmada attığı golden sonra ufacık bebeğin korkmasına aldırmadan ve yaşından başından utanmadan tabiri caizse eşekler gibi bağırmaktır.

Yazları stadı özlemektir, sabaha karşı gidip stadın duvarlarını sevmektir. Stadın çimenlerini yastığın altına koyup uyumaktır.

Fenerbahçeli olmak, her sezon başında cimbomlu arkadaşlarınla 2 maç 6 puanına gönül rahatlığıyla iddiaya girmektir.

Her akşam yatırmadan önce oğlunu kucağına alıp omuz omuza yapmak sarı lacivert şampiyon Fener diye salon yatak odası arasında apatmandakileri kızdıra kızdıra uyutmaktır.

Olimpiyat Stadındaki Gs-Rize maçında Rize gol attıkça sevinmektir ama maç 5-0 olduktan sonra ya 6-0 olursa diye korkmaktır.
6-0 sadece bizimdir, kimse bizden başka Galatasarayı 6-0 yenemez.

Fenerbahçeli olmak…

(FB TV - Yüksek Kramponlar, forumex.net)

 

Fener’i yenen Sivas’a çarpılıyor Nisan 29, 2008

Fikstürde Fenerbahçe’yi takip eden Sivasspor, şu ana kadar Sarı-Lacivertli ekipten puan kazanan tüm ekipleri bir sonraki hafta mağlup etmeyi başardı.

Kanarya’nın tüm umudu Sivas’ın ilginç istatistiği
Bu sezon fikstürde Fenerbahçe’yi takip eden Sivasspor, şu ana kadar Sarı-Lacivertli ekipten puan kazanan tüm ekipleri bir sonraki hafta mağlup etmeyi başardı.

Adeta Fenerbahçe’nin cezalandırıcısı olan Sivasspor, Kanarya’dan 10 maçta (3 mağlubiyet, 7 beraberlik) puan kapan 8 ekipten 4′ünü hem sezonun ilk yarısındaki hem de ikinci yarısındaki maçlarda yenmeyi başardı. Ali Sami Yen Stadı’nda Galatasaray’a yenilerek zi

rve yarışında ağır bir darbe yiyen Fenerbahçe’nin bitime 2 hafta kala en büyük umudu bu ilginç istatistiğe göre Sivasspor olacağa benziyor.

Sarı-Lacivertliler, 2 maçından da galibiyetle ayrılırsa Sivasspor’un Galatasaray karşısında elde edeceği üç puanla ikili averajı daha iyi olduğu için şampiyonluk sevinci yaşayacak. Yani önümüzdeki hafta sonu Fenerbahçeliler şampiyonluk için Sivas’ın kazanmasını isteyecek. Yiğidoların zirveye çıkması Galatasaray’ı 3 farklı skorla devirmelerinin yanı sıra Fenerbahçe’nin Gençlerbirliği veya Trabzonspor’a takılması ile mümkün olabilecek.

 

“Beşiktaş’ın Parası Bana Yetmez” Nisan 27, 2008

Kategori: dünya, güncel, spor — ebumsu @ 8:47 am
Tags: , , , , , , , ,

Fenerbahçe’den İngiltere Premier Ligi takımlarından M’Brough’a transfer olan Tuncay Şanlı, Galatasaray maçı öncesi eski takım arkadaşlarını arayıp başarı dileklerini iletti. Volkan Ballı’nın da Tuncay’ın aradığı sırada futbolcularla birlikte olduğu bildirildi. Sarı-lacivertlilerin, “Beşiktaş’a gidiyor musun” sorusuna Tuncay’ın şu yanıtı verdiği bildirildi. “Beşiktaş bana transfer teklifinde bulundu. Bu doğru ancak ben biliyorsunuz ki koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım. Beşiktaş’ın parası bana yetmez. Türkiye’ye dönecek olursam da sadece Fenerbahçe’de forma giyerim. Bunu herkes böyle bilsin.” Tuncay’ın eski takım arkadaşlarına, “Şampiyon olmanızı istiyorum” dediği de öğrenildi.

 

Roketatar Carlos! Nisan 25, 2008

Kategori: Uncategorized — ebumsu @ 1:29 pm
Tags: , , , , , , , , ,

FIFA’nın internet sitesinde “En sert şutu kim attı?” konulu forumda, Batistuta, Eto’o, Riise, Steven Gerrard gibi yıldızlar arasından, Roberto Carlos galip çıktı. F.Bahçe’nin Brezilyalı yıldızı hakkında yapılan bir yorumda “Carlos’un sol ayağıyla attığı şut roketatar gibi” denildi!

AA muhabirinin, FIFA’nın yayın organında açılan, ”En sert şutu kim attı?” konulu forumdan derlediği bilgiye göre,

Fenerbahce’nin Brezilyalı futbolcusu Roberto Carlos için ”Hız, dikkat, stil ve kavis açısından değerlendirirsek, Carlos’dan başkası sert şut atamaz” ve ”Carlos’un sol ayağıyla attığı şut roketatar gibi” yorumları yapıldı.

Forumda dün akşam saatlerine kadar yer alan 156 yorumun yarısından çoğunda Roberto Carlos’un adı geçerken, Arjantinli Gabriel Batistuta, Barcelonalı Samuel Eto’o ile Liverpoollu John Arne Riise ve Steven Gerrard da sert şut atan futbolcular arasında sayıldı.

FIFA’nın forumunda, Carlos’un özellikle 1998 Dünya Kupası öncesinde Fransa’yla yapılan dostluk maçında frikikten attığı gole övgüler yağdı.

ABD’li bir futbolsever, dünyadaki her kalecinin, bu soruyu Roberto Carlos olarak cevaplayacağına emin olduğunu belirtirken, Sri Lanka’dan Shukry rumuzlu bir yorumcu da ”En iyi ve sert şutu kimin attığı tartışılmaz. Hız, dikkat, stil ve kavis açısından değerlendirirsek, Carlos’dan başkası sert şut atamaz” dedi.

Fransız bir sporsever, ”şut” sözcüğünü duyduğunda aklına 3 ismin geldiğini, bunların da Batistuta, Alman Schwarsteinger ve Roberto Carlos olduğunu söylerken, ”Bu adamların ayaklarında yıldırım var. Önlerine gelen topu yakıyorlar” yorumunu yaptı.

ABD’li bir yorumcu ise tecrübeli oyuncunun Fransa’ya sol ayağıyla attığı şutun, roketatar gibi olduğunu dile getirirken, birçok yorumcu da kendisine ”kesinlikle”, ”şüphesiz” gibi ifadelerle destek verdi.

Hollanda’dan bir taraftar da ”Roberto Carlos’un fotoğrafına bir bakın. Kasları nasıl da gelişmiş. Hele siz 30-40 metre öteden attığı golü gördünüz mü?” sözleriyle foruma katkı sağladı.

“Barber” rumuzlu bir yorumcu da Roberto Carlos’un şutunun, F-18′in kanadını parçalayabileceğini iddia etti.

Leonardo adlı bir sporsever de Carlos’un 10 yıl önce en iyi olduğunu, ancak tahtını son 3 yıldır Lyonlu Juninho’ya kaptırdığını ifade etti.

Kanadalı bir yorumcu ise Carlos’un şimdiye kadarki en sert şutu attığını, onunkinden daha güçlü bir şut görmediğini söyledi.

Meksikalı Mohito da dünyada Roberto Carlos’un, Meksika’da da Nacho Ambriz’in en sert şut attığını kaydetti.

İngiliz bir kaleci ise ”Carlos bana şut atmaya çalışsa, kaçarım” dedi.